Terzialan halkı 93 harbi olarak bilinen
1877-1878 Osmanlı-Rus harbinden sonra 1881-1884 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Razgrad vilayeti
Eskicuma kasabası Kızıllar köyünden(şimdiki adı:Gloginka) 40 hanelik bir kafile
halinde göç ederek Anavatana gelmişlerdir.İskan edilmek üzere
kendilerine birçok yer gösterilmiş fakat sonunda , şimdiki beldenin tam karşısında
bulunan Çakmakçayır denilen yere köyü kurmaya karar vermişler. Çakmakçayır o zamanlar, Süleköy’ünden
Çakmakçı denilen kişiye aitmiş. Çakmakçı bu
yerleri Bulgaristan’dan gelen köylülere satmak istemiş fakat anlaşamamışlar.Sonradan köylüler
oradan göç ederek, beldenin şuanda bulunduğu boş ve ormanlık
yere yerleşmeye karar vermişler. Bunun için köyün ilk adıda
ÇAKMAKÇAYIR
olmuştur.Köye ilk gelen ve yerleşenler, köyün en güzel yerlerini arsa olarak almışlar ve arsalarının alt
kısımlarında sebze ve meyve bahçeleri kurmuşlar. Bunlardan bazıları; Beytullah Ağa,
Hacı Abdullah, Aziz Ağa, Kadir Ağa ve Hacı Selim’dir.
Belde olurken Terzialan’a katılan Süleköy’ün tarihçesine bakarsak;
Kaz dağının bir kolu olan Katran dağlarının, Kızılcık tepesi eteğinde ve Kızılcık deresi
kenarında çok eski yıllarda
6 hane olarak kurulmuştur. Bunlar, Adiloğulları, Azizoğulları,
Macarlar, Çakmakçılar, Tatarlar, Kayışlar köyün gerçek sahipleri ve yerli halkıdır.
Köy su kenarına kurulduğu için SULUKÖY adını almıştır.
Göçmenler, özellikle yaz aylarında derenin akmadığını görerek,” eskiden suluydu,
sulak yerdi,ama şimdi değil” anlamına gelen süleköy adıyla anmaya başlamışlar.
1878 Osmanlı-Rus savaşında adını değiştirerek
SÜLEKÖY olmuştur.
Şu anda da Terzialan beldesi sınırları içinde Süle mahallesi olarak geçmektedir.
Bulgaristan’dan göç eden köy halkı buraya yerleşince giyim,
sanat ve çiftçilik yönünden çevre köylere örnek olmuş,aralarında demirci,
marangoz, nalbant, arabacı, inşaat ustası ve terzi gibi zanaatkarlar bulunduğundan,
çevre köylüler ihtiyaçlarını burada görmeye başlamışlardır. Ayrıca köyde oturan her
ailenin bir sebze ve meyve bahçesi bulunduğundan, çevre köylerde bu işler gelişmediğinden
sebze ve meyve ihtiyaçlarını buradan karşılamışlardır.
Daha sonra çevre köylülere örnek olmuşlar, zanaat, sebze ve meyveciliğinin yayılmasına,
gelişmesine yardımcı olmuşlardır.Köy henüz kurulma aşamasında iken ardı ardına gelen
savaşlar nedeniyle askerlik çağına gelen herkes, orduya katılmak üzere köyden ayrılmışlardır.
Bu olaylar köyün gelişimini olumsuz etkilemiştir. Balkan savaşına katılanlardan
İsmail Çavuş, Arabacı Celil, Nazif ve Yakupoğullarının Musa gibi pek çokları şehit olmuşlardır.
Bunun yanında bir çoğu gazi olarak dönmüşlerdir.
Çanakkale Savaşı ile birlikte Terzialan çekirge istilasına uğramış,yiyecekleri ve
tüm ürünü çekirgeler yok etmiştir. Halk açlıkla savaşmış, açlıklarını ayrık kökü,
mısır koçanı ve yosunları yiyerek gidermişlerdir. Bu arada açlıktan ölenler olmuştur.
1926 yılında köye ilkokul açılmış,1930 yıllarında da ilk defa yol yapılmıştır.
Karakoca köyünden geçen yol 1935-1936 yıllarında Süleköy imamı
Hafız Selim Efendi öncülüğünde yaptırılmıştır.
1953 yılında Yenice depremi olmuş,köyde 32 ev hasara uğramış,
camiinin ön ve yan duvarlarının bir kısmı yıkılmıştır.
İnsan ve hayvan ölümü meydana gelmemiştir. Hasara uğrayan evlere
Kızılay para, yiyecek giyecek, battaniye çadır ve kereste yardımı yapmıştır.
Terzialan adını alış Çakmakçayır köyünün adı
Cumhuriyet kurulduktan sonra resmen Terzialan olmuştur.
Bu ismi almasının sebebi ; çok eskiden gezginci terziler panayırlara
elbise hazırlamak amacıyla çalışmaya elverişli yerler ararlarmış,
köyün Güney tarafında üç kısımdan meydana gelen havadar,suyu mevcut,
yeşillik ve ahlat ağaçları ile kaplı olan yerler gezginci terzilerin
çalışma ve konaklama yeri olmuş,dolayısıyla köyün adı “Terzialan” olarak anılmaya başlamıştır.
Resmi kayıtlara da TERZİALAN olarak geçmiştir.
Terzialan beldesi, Terzialan köyü ile süleköy’ün birleşmesi ile
27.03.1994 tarihinde yapılan yerel seçimlerle belde olmuştur. Nüfus ve alan olarak
daha büyük olan köyün adı yeni kurulan beldenin ismi olarak kabul edilmiştir.
Çakmakçayır ve süle olarak iki mahalle oluşmuştur.